T.C.
YARGITAY
6. HUKUK DAİRESİ
E. 2013/8628
K. 2013/12674
T. 19.9.2013
• KİRALANANIN TAHLİYESİ İSTEMİ ( Ödeme Emri Davalı Kiracıya 21.07.2010 Tarihinde Tebliğ Edilmiş Olup Davacının İcra Mahkemesi’nden 20.08.2010 Tarihinde Tahliye İsteminde Bulunduğu – İ.İ.K.’nun 269/1. Md. Göndermesi İle Uygulanması Gereken B.K.’nun 260. Md. Yer Alan Otuz Günlük Ödeme Süresinin Geçmediği/İsteminin Reddi Gerektiği )
• İTİRAZIN KALDIRILMASI İSTEMİ ( Sözleşmede Kiracı Kiralananda Kaldığı Sürece Kefilin Kefaletinin Devam Edeceği Belirtilmiş İse de Kefilin Sorumlu Olacağı Azami Süre İle Azami Miktarın Gösterilmediği – Müteselsil Kefil Olan Davalının Sorumluluğunun Sözleşme Süresi İle Sınırlı Olduğu/ sonraki Dönem Kira Borçlarınan Kefilin Sorumluluğu Bulunmadığından İstemin Reddedileceği )
• OTUZ GÜNLÜK ÖDEME SÜRESİNİN GEÇMESİ ( Kiralananın Tahliyesi – Ödeme Emri Kiracıya 21.07.2010 Tarihinde Tebliğ Edilmiş Olup Davacının İcra Mahkemesinden 20.08.2010 Tarihinde İstemde Bulunduğu/İ.İ.K.’nun 269/1 Md. Göndermesi İle B.K.’da Yer Alan Otuz Günlük Ödeme Süresi Geçmediğinden İstemin Kabulünde İsabet Bulunmadığı )
• KİRA SÖZLEŞMESİNDE KEFİLİN SORUMLULUĞU ( İtirazın Kaldırılması – Sözleşmede Kiracı Kiralananda Kaldığı Sürece Kefaletinin Devam Edeceği Belirtilmiş İse de Kefilin Sorumlu Olacağı Azami Süre İle Azami Miktar Gösterilmediğinden Kefilin Sözleşme Süresi İle Sınırlı Olduğu/Bu Dönemden Sonra Gelen Dönemin Kira Parasından Kefilin Sorumluluğu Bulunmadığından İstemin Kabulünün İsabetsizliği )
• KEFİLİN SORUMLU OLACAĞI AZAMİ SÜRE İLE MİKTARIN BELİRTİLMESİ ( İtirazın Kaldırılması – Kira Sözleşmesinin Uzaması Durumda Uzayan Kira Süresi Bakımından Kefilin Sorumluluğunun Devam Edebilmesi İçin Öncelikle Kefilin Sorumluluğunun Azami Hangi Süre ve Miktar İle Sınırlı Olacağının Açıkça Gösterileceği/Aksi Halde Kefilin Sadece Sözleşme Süresi İle Sorumlulu Olacağı )
6098/m.315/1-2
818/m.260,494
2004/m.269/1
ÖZET : Dava, itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Ödeme emri davalı kiracıya 21.07.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı İcra Mahkemesi’nden 20.08.2010 tarihinde tahliye isteminde bulunmuştur. İİK’nın 269/1. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken Borçlar Kanunu’nun 260. ( 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 315/2 ) maddesinde yer alan otuz günlük ödeme süresinin geçmesi beklenmeden tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Kira sözleşmesinde, kiracı kiralananda kaldığı sürece kefilin kefaletinin devam edeceği belirtilmiş ise de; kefilin sorumlu olacağı azami süre ile azami miktar gösterilmediğinden müteselsil kefil olan davalının sorumluluğu sözleşme süresi ile sınırlıdır. Davacı, davalı kefil hakkında başlatmış olduğu icra takibinde kefilin sorumlu olduğu bu dönemden sonra gelen dönemin kira parasının tahsilini istediğine göre bu durumda davalı kefil borçlu hakkındaki itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, istemin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
DAVA : İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine davalı alacaklı icra mahkemesine başvurarak, itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılması isteminin kısmen kabulüne ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- )Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan kararda yazılı gerçeklere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. Davalılar vekilinin davalı kiracı şirketin tahliyesi kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Örnek 13 nolu ihtarlı ödeme emri davalı kiracıya 21.07.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı İcra Mahkemesi’nden 20.08.2010 tarihinde tahliye isteminde bulunmuştur. İİK’nın 269/1. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken Borçlar Kanunu’nun 260. ( 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 315/2 ) maddesinde yer alan otuz günlük ödeme süresinin geçmesi beklenmeden tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliye isteminin de kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Davalılar vekilinin davacı kefil S.D. hakkında alacağın tahsiline ilişkin olarak verilen karara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
2- )Takibe dayanarak yapılan ve karara esas alınan 01.04.2009 başlangıç tarihli ve dokuz ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı S.D. sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olup, sözleşmenin özel şartlar 16. maddesinde kiracı kiralananda kaldığı sürece kefilin kefaletinin devam edeceği kararlaştırılmıştır.
3- )Davacı alacaklı 16.06.2010 tarihinde başlattığı icra takibinde ödenmeyen 01.04.2010-22.03.2006 gün ve 2006/6-78 Esas-2006/88 karar sayılı kararında kabul edildiği üzere Borçlar Kanunu’nun 484. maddesi uyarınca yazılı şekilde düzenlenmiş, süresi ve ödenecek kira paralarının miktarı açıkça gösterilmiş bir kira sözleşmesini kiracının kefili sıfatıyla imzalayan kişi, sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca kiracının ödemekle yükümlü bulunduğu kira paralarından kefil sıfatıyla kiralayana karşı sorumludur. Zira böyle bir durumda kefilin sorumluluğu süre ve miktar itibariyle sınırlıdır. Kefil sorumluğunun kapsamını ve sınırlarını bilmelidir. Kira süresinin 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanunu’nun 11. maddesi gereğince uzaması durumda uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için öncelikle kefilin sorumluluğunun azami hangi süre ve miktar ile sınırlı olacağının açıkça gösterilmiş olması gerekir. Ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçerli değildir. Olayımızda kira sözleşmesinin 16.maddesinde kiracı kiralananda kaldığı sürece kefilin kefaletinin devam edeceği belirtilmiş ise de; kefilin sorumlu olacağı azami süre ile azami miktar gösterilmediğinden müteselsil kefil olan davalının sorumluluğu sözleşmenin başlangıç tarihi olan 01.04.2009 tarihinden itibaren 9 ay süre ile sınırlıdır. Davacı, davalı kefil hakkında başlatmış olduğu icra takibinde kefilin sorumlu olduğu bu dönemden sonra gelen 01.04.2010-01.03.2011 dönemi kira parasının tahsilini istediğine göre bu durumda davalı kefil borçlu hakkındaki itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde adı geçen yönünden de istemin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda 2 ve 3 nolu bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

